Birkaç Soru

Kadına Yönelik Şiddet

Birkaç dakika önce duydum. Son olarak Tuba Keleş eklenmiş cinayet mağduru kadınlar listesine. Böyle listeler yapıp istatistik topluyorlar, bu konuyu her defasında çok sıra dışı bir şey gibi konuşup sıradanlaştırıyorlar ve verilen tepkiler otomatikleşiyor, adalet sisteminden şikayet ederek onun caydırıcı olmadığını düşündürüyorlar ve cinayete meyilli kimseleri cesaretlendiriyorlar. Kadınları da şiddet mağduru oldukları için değil, kadın oldukları için destekliyorlar. Herkes bu konuyu “kadına yönelik şiddet” diye ifade ediyor. Şiddet, (faili kim olursa olsun) şiddettir; mağdur, (kim ve hangi cinsiyete mensup olursa olsun) mağdurdur; suçlu, (kim ve hangi cinsiyete mensup olursa olsun) suçludur. Şiddet mağdura yönelmiştir. “Kadın”, “mağdur”un eş anlamlısı olduğu için mi onun yerine bu kadar kullanılıyor? Eğer böyleyse bunu TDK’ye bildirelim de bu çok ciddi konuya bir el atıp sözlüklerini güncellesinler; yoksa kadınlarımız mağdur olur. 🙂

Son haftalarda, sadece maske takma tartışmasından ötürü kaç kadın polise hakaret edip bir de tacize uğradığını iddia etti ya da bir çocuğu darp etti? Şimdi biz, bu kadınlar şiddet uygulamadı, mı diyeceğiz? Şiddet uyguladıkları açık. Peki, artık “şiddet” kelimesini “kadına yönelik şiddet” olarak değiştirdiğimize göre, bu kadınlar kadına yönelik şiddet uyguladı, mı diyelim? Mağdurların çoğu erkek. Kadınlar sadece şiddet uyguladı. Şiddetin şiddet olması için kadına yönelik olması gerekmez. Peki, şiddet uygulayan kadınlara ne kadar tepki gösterildi? Onların yaptığı da “KADIN KAYNAKLI ŞİDDET” diye manşetlerde veya sosyal medyada yer aldı mı? Ben bunun yapılması taraftarı değilim. Sadece soruyorum.

Şiddet, kadına yönelik de değildir, kadın kaynaklı da.

Şiddet şiddettir; mağdur mağdurdur; suçlu suçludur.

Kobani ve Karabağ

Kobani olaylarının 6. yıldönümünde operasyonlar yapıldı, Azerbaycan Ermenistan’a karşı hücum başlattı, HDP Meclis’teki bildiriyi imzalamadı.

“Bir de imzalamasını mı bekliyordun? Türkiye’de Kürtlerin haklarını savunan tek parti, şovenist ve hamasi Türkçülüğe boyun eğmez!”

Peki, Arapların hakkını savunsunlar o zaman. Kobani’de gösterdikleri duyarlılığı(!) Türkiye’ye iltica eden, katledilen, yerlerinden edilen Araplar için de göstersinler. PKK’nın kaçırdığı evlatlarını isteyen Kürtler için göstersinler.

Mesele Azerbaycan’ın Türk devleti olmasının yanı sıra PKK ile Ermenistan arasındaki ilişkidir. Birileri, “maalesef” diyerek, Türkiye’nin Azerbaycan’a silah yardımı yaptığını (ve “cihatçı” gruplar gönderdiğini) söylemeden önce Ermenistan’da savaşan teröristlerle ilgilense iyi eder. Burada “maalesef” denecek şey de budur. Tabii, malum üçlünün neden şimdi ateşkes çağrıları yaptığı üzerinde düşünmek de bir başka seçenek. Türkiye’yi terörle ilişkilendirme çabasından çok daha makul bir seçenek.

Hayırlı cumalar,

Enes DENİZ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s