(Başlıksız)

Başınızda herhangi bir şey varsa hakaret buyuruluyorsunuz. Yazının da başında bir şey olmasın ki vatansever, ilerici, akla ve bilime önem veren insanlar (!) gazaplanmasın.

Ece Hanım’ın sözleri, Avrupa’dan gelenlerin ihmal edildiği ve umrecilerin konu alındığı tartışmalar, camilerde cemaat halinde ibadet edilmesi meselesinin gündemde bu kadar kalması… ve Can’ın can sıkıcı ifadeleri… Hepsi İslam ile ve Müslümanlarla alakalı. Bu ülkede her açıklamanın, olayın, alay ve hakaret konusunun gelip vardığı nokta hep Müslümanlar mı olacak?

Tedbirlere riayet etmeyen ve ziyaretçi kabul eden umreciler, onları ziyaret edenler, vaziyeti idrak edemeyen ve cuma namazı kılmak istediği iddiası ile gerginlik çıkaranlar, “bizi imanımız korur” tayfasından olanlar da ihmal edilmemeli tabii.

Sonuç olarak, her zaman aşağıdaki senaryolardan biri gerçekleşiyor:

1. Müslümanlar yaptıkları hatalarla kıvılcımlar oluşturur ve birileri de bunları büyük bir yangın gibi gösterir ya da gerçekten yangına dönüştürür.

2. Müslümanların bir suçu yoktur ve hatta mağdur olmuşlardır; ancak suçlu gösterilirler.

3. Müslümanları ve bu yüzden İslam’ı hakaret ve alay konusu edenler, Müslümanların ta kendileridir.

Hayırlı cumalar,

Enes DENİZ